Pazartesi, Mart 24

Tomie - Ataru Oikawa 1999 (bazı kadınlar asla ölmez)


Film, sersem sepelek bir japon gencinin, kalabalık bir kaldırımda elindeki küçük plastik poşetle ilerlediği görüntülerle açılır. Plastik poşette açılan bir açıklıktan faltaşı kıvamında parıldayan kırmızı-siyah bir tek kadın gözü görünür: Tomie, plastik karargahından (ingilizce: "headquarters" daha şinascambaz bir yer bildirimi oluyor) ruhumuza bakmaktadır.

Japon manga sanatçısı Junji Ito'nun ilk önemli üretimi Tomie'nin 1999'daki bu ilk sinema uyarlamasının üzerinden tam 7 film daha geçti. En son geçen yıl çekilen Tomie vs Tomie ile Tomie filmleri toplamda sekize ulaştı. Bu kadar kısa sürede bu konsept üzerine bu kadar çok film yapılması aslında çok da şaşırtıcı değil: keza Tomie gerçekten de kötü şöhretinin en ücra kıvrımlarını bile sonuna kadar hakkeden netlik ve kıvamda bir anti-kahraman, bir kötü-kadın, uğursuz ve ters bir süper-güç.


Japonların Noh ve Kabuki beslemeli kyojo-mono (Noh) ve akubo-akujo (kabuki) şeytan-iblis kadın öyküleri pek meşhurdur. Bu gelenekten doğan Asami Yamazaki (Audition-Miike), Sadako (Ring), Kuroneko'daki kedi kadın vs vs biçimindeki tüm japon korku sineması uygulamalarında bu şeytani kadın figürleri, her zaman için japon anlatısının bir diğer önemli unsuru olan 'İntikam' motifini de tatmin edecek akılsamalarla donatılmışlardır. Bu kadınlara mutlaka birileri bir zaman önce yanlış yapmış, bunun sonucunda da bu bayanların mezardan dönüp ya da kafayı yeyip erkekleri acımasızca tüketmelerinin altında belli belirsiz etik bir nedensellik ritmi tutturulmuştur.

Buna karşılık Tomie, benzer bir etik nedensellik ilkesi arkasına gizlenilmemiş, kötülüğünden utanç duymayan aykırı bir kadındır. Onun bu sınırsız kötülüğü ölçüsünde, Junji Ito'nun bu aktarımı da olabilecek en saf misojinist mesajlarla donanmıştır. Tomie'nin kötülüğünün ardında yatan tek ve yegane gerekçe onun yansıtılmış ve arıtılmış kadınlığıdır.


Üniformalı bir lise öğrencisi formatında arz-ı endam gösteren Tomie'nin geçmişi tarihin henüz yazılmadığı bir karanlık iblisler çağına dayanıyor olabilir. Bu akılsamadaki en önemli dayanak Tomie'nin de bir iblis olmasıdır. Tomie ölümsüzdür, gençliğe hapsedilmiştir. Lanetli bir varlıktır. Tüm erkekleri ve hatta bazen kadınları etkisi altına alabilme ve istediği herşeyi yaptırabilme gücüne sahiptir. Tomie'yi öldürmeye kalkan herkes gecinden görür. Tomie, vücudu parçalarına ayrılsa bile her bir ayrı parçasından yeniden doğma biçiminde bir kertenkele kuyruğu statik enerjisine sahiptir. Onu tanıyabilmemizin tek yolu ise, sol gözünün altındaki ben sayesindedir.

Geçmişinde bir travma olan ancak bir türlü bu olayı hatırlayamayan Tsukiko Izumisawa psikiyatristinden aman ummaktadır. Psikiyatristinin düzenlediği hipnoz seanslarında ulaşabildikleri tek ipucu, genç kızın istemsiz sayıkladığı "Tomie" ismidir. Kimbilir, belki de unuttuklarını artık unutmamak için fotoğraf dalında eğitim gören ve fotoğrafçı olmaya çalışan kızın "isteyerek" unuttuğu herşey kısa bir süre sonra istese de istemese de kendisine malum olacaktır. Çünkü Tomie, kızın hayatına yeniden girmeye karar vermiştir. Poşetin içindeki kopuk bir kafa olarak, beraberindeki kölesi ile birlikte kızın yan dairesine taşınan Tomie buradan dallanıp budaklanmaya başlar. Kafadan ilkin küçük kız uzantıları çıkar, sonra büyür, büyür... Birkaç gün içinde Tomie bir kesik kafadan tekrar bir kadın olmuştur. Kızın çevresindeki herşeyi tüketmeye ve çemberi daraltmaya koyulur.

Kızın bilmediği ise, kendisinin de Tomie olduğudur...


Özellikle bu ilk film, manga karelemelerini aynen uyguluyor ve estetik anlamda Junji Ito'nun fikri ile iyi bir uyum yakalıyor. Buna karşılık konu itibarı ile her türlü derinliğe sahip, sonuna vardıktan sonra bile yanlış okunabilecek seyreklikte, dikteci olmayan özgür bir anlatım öneriyor. Özellikle perspektif hissinin ve derinlik duygusunun, en basit sahneyi bile öykünün temel eksenine ve amacına uygun hale getirmek için manipüle edici biçimde kullanımı çok etkileyiciydi. Örneğin, cinayetleri araştıran polis dedektifinin, kadın psikiyatrist ile konuştuğu sahnelerde bile bu yöntem uygulanmıştı. İki yan ve nıspeten önemsiz karakterin yer aldığı bu sahnelerde bile, dedektif perspektif derinliği içinde küçültülürken ve sürekli küçültücü ve aşağılayıcı bir hareketlilik içerisindeyken kadın psikyatristin görüntüsü tanrısal bir sabitlikte ve büyültücü bir yakınsak perspektifte muhafaza ediliyordu. En küçük detayında bile erkek ve kadın arasındaki eşitsizliği kadından yana tedirgin edici bir üstünlükle görsel anlamda böyle örneklerle besleyen film son tezinde Tomie'nin olağanüstü gücünü ve fizik ötesi kadınsı kötülüğünü inandırıcı kılmayı başarıyor. En önemlisi de "sinir bozucu" olmayı başarıyor.

2 comments:

Merhabalar,

Bloğunuzu Damnatio Memoraie aracılığıyla keşfettim. Ve çok başarılı olduğunuzu gördüm. Tebrikler! :o)

Linkinizi blogroll'üme ve RSS reader'ıma ekledim ki bundan sonra hiçbir yazınızı kaçırmayayım.

Bendenizin bloğunda da, "sinema günleri", "movie", "cinema", "far east" vb. keyword'lerle arama yaparsanız bazı film yazılarıma ulaşabilirsiniz. Ayrıca, ikincil bloğum Megami Sama'da da yalnızca animelere ait yayımladığım bir şeyler var.

Takeshi Kitano ve Takashi Miike yüzünden, yolun yarısını geçtikten sonra Japonca öğrenmiş bir sinefil duruyor karşınızda, uyandırayım.

Gelelim sizden isteğime; efendim, bendeniz Lars von Trier'e dayanamıyorum! Keza, kendini bir halt sanan ama esasen red-neck-white-trash'ten başka bir şey olmayan David Lynch'den de hiç hazzetmiyorum ama onun filmlerini izleyebiliyorum hiç olmazsa.

Avustralyalı köylü güzeli Nicole Kidman'ın başrolünü oynadığı Dogville filminin ilk 20 dakikasından sonra çığlıklar atarak dvd player'ı kapattım.

Evet, benim için Dogville'i izleme zahmetine katlanır ve burada güzel bir özet yayımlarsanız, çok memnun olurum.

Bu vesileyle, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden hasretle öper, Sarı Kız'a mahsus selam ederim.

7:06 PM  

Sinema yazılarınızdaki tespitleriniz çok yerli yerinde, bu sayfaya uğramadan edemiyorum. Korku filmleri ile ilgili yazılarınız çok yetkin, kitaplaştırsanız piyasadaki önemli bir boşluğu doldurabilirsiniz.

Bu arada Frekans kızlarına çok güldüm, doğru tespit yine.

Yeni yazılarınızı bekliyorum.

5:15 PM  

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

paylaş